Kullanıcı Adı / Öğrenci No:  
Parola  
 
Beni Unutma:
Şifremi Unuttum

KR Kariyer Rehberlik

 Haberler ve Duyurular

Açık Öğretim Lisesi'nin öğretim sistemi ile ilgili bilgi edinmek için Açık Öğretim Lisesi tanıtım sunumu hazırlanmıştır. Gerekli bilgileri aşağıdaki bağlantıya (link) tıklayarak öğrenebilirsiniz.
Tanıtım sunumunu izlemek için tıklayınız.
Açıköğretim Lisesi 2009-2010 öğretim yılı kayıt yenileme, ders seçme ve sınav tarihlerini öğrenmek için bu linki tıklayınız...
Açıköğretim lisesi dersleri kitap içeriklerine ulaşmak ve indirmek için tıklayın.
Açıköğretim lisesi geçmiş yıl ve dönemlerin sınav sorularına ve sınav sonuçlarına ulaşmak için bu linki tıklayın.
Yeni 2010 DGS Puan Hesaplama programına ulaşmak için tıklayın.
2010 KPSS puan hesaplama modülü-motoru açıldı. Tıklayın...
2010 YGS-LYS yeni sınav sistemine uygun puan hesaplama motorü açıldı. Tıklayın..
Merak mı ediyorsunuz? 2010 ÖSYS'de hangi bölüme hangi puan türüyle girilebilir? 2010 YGS-LYS'de MF puanlarıyla hangi bölüme girilecek? 2010 yeni sınav sisteminde TM puan türüyle hangi bölümlere girilecek? Hukuk fakültesi tm kaçla alacak, taban puanı kaç olacak? Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hangi puan türüyle öğrenci alacak ve taban puanı kaç olacak? Tıp fakültesi hangi puan türüyle öğrenci alacak ve taban puanı kaç olacak? Eczacılık hangi puan türüyle öğrenci alacak ve taban puanı kaç olacak? Diş Hekimliği hangi puan türüyle öğrenci alacak ve taban puanı kaç olacak? bütün sorularınızın cevaplarını aciklise-dershanesi.com'da birer birer bulacaksınız: tıklayın...
Açık Öğretim Lisesi sınavları, sınav sonuçları, sınav soruları, kitapları, ders notları, kayıt tarihleri, kayıt yenileme tarihleri, mezun olma yolları, alanları, bölümleri, mesleki açık öğretim lisesi alanları, kayıt bilgileri, sınavları v.b. aklınıza gelebilecek hemen her konuda sorularınıza cevap bulabileceğiniz yeni bir web sitesi yayına başladı: www.aol-acik-ogretim-lisesi.com Artık siz de bu sitenin takipçisisiniz.

Sağ üst köşedeki siyah oklar sırasıyla: 0- Haberler,  1- MEB Bilgilendirme,  2- Burslar, 3- Etkinlikler,  4- İhaleler,  5- Sınavlar başlığını açar. 

AOL - MEB Öğrenci Girişi

Mezun Olma ve Ders Seçimi

AOL Kitaplar ve Ders Notları

AOL Sınav Sonuçları

AOL ve MAOL Sınav Soruları

AOL Kayıt Tarihleri

MAOL'den AOL'e Geçiş

AOL Yeni Kayıt

 Son Dakika Haberleri

ygs lys puan hesaplama, tercih robotu, 2010 doğru tercih rehberi, açık lise sınavları, kayıtları, sınav sonuçları, açık öğretim lisesi, aöl, maöl, aol, maol, etkili çalışma, rehberlik yazıları, KR Kariyer Rehberlik

 

 

 

 

ETKİLİ ÖĞRENME  

"Öğretmeniniz konuyu anlatır. Ve siz daha önce belki birkaç kez  dinlediğiniz bu konuyu sıkılarak da olsa bir kez daha dinlersiniz.

Anlamışsınızdır. Ders bitmiştir. Olay bitmiştir.

Gerçekten de bitmiş midir?

Yoksa daha işin başında mıyız?"

 

Evet, arkadaşlar daha işin ilk adımındayız, daha başındayız.

Bilmek ve öğrenmek

 

Öncelikle, Sokrates’in meşhur sözünü hatırlayalım: “Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir” diyor, Sokrates. Oysa o çağının-toplumunun en bilge kişisi olarak tanınıyor. Yine de, “hiçbir şey bilmiyorum” diyor; çünkü bir şeyi, bir konuyu bildiğini sanmanın, bildiğini varsaymanın öğrenmenin önündeki en büyük engel olduğunu biliyor.

Hepimiz için öyle değil midir? İster günlük hayatta, ister derslerde anlatılsın, bir konuyu bildiğimizi varsayıyorsak, alıcılarımızı – zihnimizi büyük ölçüde anlatılanlara kapatırız. O anda bazen başka şeyler düşünür, bazen de söylenenlere cevap hazırlamakla meşgul oluruz – anlamaya çalışmak yerine.

Böylece, dersleri öğrenmenin birinci şartı ortaya çıkıyor: Konuyu açık, önyargısız bir zihinle dinlemek.

Özellikle geçen yıllarda da aynı süreci yaşayan, aynı dersleri gören öğrencilerimiz için en temel şart bu olsa gerektir: “Ben zaten biliyorum”culuğu bırakmak.

Gelelim tekrar dinlemeye. Öyle ya öğrenmenin, özellikle de derslerdeki öğrenmenin en önemli yollarından biridir, dinlemek.

 

Anlamak için aktif dinleme

 

Dinlemek, bir başkasını, konuşan bir kişiyi izlemek, takip etmek anlamında dinlemek, pasif bir eylemi, bir çeşit eylemsizliği çağrıştırıyor.

Gerçekten öyle midir?

Dinleme ile işitmeyi birbirinden ayırdığımızda, dinlemenin aktif bir eylem olduğu görülür. Dinleme, kişinin sesleri bilinçli olarak, bilerek ve isteyerek algılamasıdır. Bu özellikleriyle din­leme, işitmeden ayrılır. Dinlemede de, işitmede de kulak araçtır. Sadece algıladığı sesi beyine iletilir. Beyine iletilen sesler bazen sadece işitilmekle kalırken, bazen de dinlenir. Dinlemenin işitmeden çok farklı bir işlevi vardır. Dinleme beyindeki dinleme merkezinin eğitimi ile ilgi­lidir. 

 

Dinleme eğitimine dinleme çeşitlerini öğrenmekle başlayabiliriz:

1. Pasif Dinleme: Seslerin bi­linçli olarak, ama verilmek istenen mesajın ne olduğunu anlamaya çalışmadan algılanılmasıdır. Örneğin, ders çalışırken müzik dinlemek veya çok gürültülü bir ortamda kulağınıza bazı seslerin çalınması gibi. Dersler açısından, öğrenme açısından en berbat dinleme yoludur.

2. Seçerek Dinleme: Bu metotta dinlediğin şeyde neyi aradığını göz önünde bulundurarak dinleme yapılabilir. Kimi­leri çok uzun bir konuşmada ilginç sayılabilecek bir veya birkaç konuyu öğrenmek isteyebilir. Bu durumda sadece o bahislerin geçtiği bölümler seçilir ve o bölümler dikkatle dinlenir. Anlatılan konunun ana hatlarını, temel fikri kaçırmamak için bazen hepimizin başvurması gereken bir yoldur.

3. Katılımlı Dinleme: Konuşmacıyı onu dinlediğinizi, onun söylediklerine değer verdiğinizi gösteren bir dinleme şeklidir. Bu tepkiyi kimi zaman sözlerinizde, kimi aman da jest ve mimiklerimizle gösterebiliriz.

4. Duygusal Dinleme: Din­leyicinin söylenenleri, konuşmacının duygu ve düşüncelerine katılarak ve kendisi­ni onun yerine koyarak dinlemesidir. Bazen öğretmeninizin yerine kendinizi koymanız onu ve anlattıklarını anlamanızı son derece kolaylaştıracaktır.

5. Eleştirel Dinleme: Bir fer­din dört yaşından on altı yaşına kadar kazanması gereken bir din­leme şekli de, eleştirel dinlemedir. Eleştirel dinlemede, insana söyle­nenlerle, kendi dünyasındaki gerçeklerin karşılaştırılması ve bunları değişik açılardan yorum­layıp değerlendirme fırsatı verir. Bu tür dinlemeye ulaşmak için ise, alt yapısının çok sağlam ve yukarıda bahsedilen bütün din­leme becerilerinin gerçekleştir­ilmesi gerekmektedir. Derslerde ikide birde öğretmeninizin sözünü kesmemek şartıyla yararlanılabilecek bir yoldur.

Buraya kadar anlattıklarımızdan hareketle, etkili bir dinlemenin tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi için, öncelik­le iyi bir hafıza eğitimine ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmaktadır. Hafızayı besleyen unsurları kendi içinde tasnife tabi tuttuğumuzda ise, olumlu ve olumsuz etkileşimlerin bir birini iterek veya çekerek hafızada farklı bir yapının gerçekleşmesine sebep olduğunu görmekteyiz. Bu yapılanmayı mümkün olduğunca en olumluya çevirmek için bütün olumsuzluk­ları, ciddi ve sistemli bir eğitimle en aza indirmenin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İyi bir dinleme için, iyi bir dinleyiciye de ihtiyaç duyul­duğu hep göz önünde bulundurul­ması gerekmektedir.

Sözlü olarak iletilen mesajların doğru algılanabilmesi ancak aktif bir dinleme ile mümkün olduğu dikkate alınırsa, hem dinleyicinin hem de konuşmacının ortak sorumluluğu paylaşması gerek­mektedir. Konuşmacının dinleyen­lerin ilgi ve meraklarını sürekli zinde tutmak için, kendi konusuna hâkim olması ve kullandığı dili, etkili ve kurallarına uygun bir tarz­da kullanması gerekmektedir.

Buna bağlı olarak, sesinin tek düze olmaması teatral bir anlatım üslubunu, aşırıya kaçmadan gerçekleştirmesi; buna bağlı olarak dinleyicinin de, kimi, niçin, neden dinlediğini ve bu dinlemeden ne beklediğini özümsemesi gerekmektedir.

Bu sayılık sözümüzü Mevlana'nın şu sözüyle noktalıyoruz: "Sen ne söylersen söyle, söylediğin şey, karşındakinin anlayabildiği kadar­dır."

Şimdi, olumsuz dinleme alışkanlıklarıyla devam edeceğiz.

Neden iyi bir dinleyici değilsiniz?

 

İyi bir öğrenci, başarılı ve sevilen bir kişi olabilmenin ilk koşullarından birisi de iyi bir dinleyici olabilmektir. Peki iyi bir dinleyici olmanın önündeki engeller nelerdir? İşte bu engeller (ya da kötü dinleme alışkanlıkları):

 

1. Konuya ilgi duymama: Aslında bir ÖSS adayının derslerde kendisine anlatılan konulara ilgi duymamak gibi bir lüksünün olmadığını belirtmekle başlayalım. Ama bir konuya gerçekten ilgi duyarak, merakla yaklaşmanın sağlayacağı kazancın büyüklüğü de ortadadır:

Öncelikle, karşınızdaki konuşmacıyı dinleyerek kendine duyduğu saygıyı artırmanız ve dolayısıyla daha verimli ve canlı bir konuşma yapmasını sağlamanız mümkündür.

 

İkincisi, yeni sözcükler öğrenmeniz ve sözcük dağarcığınızı geliştirmeniz mümkündür. Araştırmalar gösteriyor ki, orta öğrenimini tamamlamış bir kişinin sözcük dağarcığı ancak birkaç bin sözcükten oluşuyor ve günlük yaşamında bunların ancak birkaç yüzünü kullanıyor. Başarılı ve eğitimli bir kişide ise bu sayı birkaç yüz daha fazla olabiliyor. Bu kişilerin başarısı büyük ölçüde sorunlara daha farklı ve fazla çözüm getirebilmesinden kaynaklanıyor ki, bu da bu kişilerin sözcük dağarcığının zenginliği ve dolayısıyla çok yönlü düşünebilmeleriyle ilgilidir.

 

Üçüncüsü, ilgili ve merak duyarak gerçekleştirilen bir dinlemenin sadece karşımızdaki konuşmacının tarzını ve performansını değil, konuşmasının –mesajının içeriğini de kavramamızı sağlayacağı açıktır. Dolayısıyla “Bu konuşmada benim için ne var?” sorusuyla yaklaşıp konuşmanın değerli anlarını sabırla izleyen kişi kazançlı çıkacaktır.

 

2. Dış görüntüyle aşırı meşgul olup içeriği kaçırma: Öğretmeninizin o gün hangi kravatını taktığı, çorabının rengiyle pantolonunun renginin uyuşup uyuşmadığı, saçını hangi kuaföre yaptırdığı gibi sorular sizi daha fazla meşgul ediyorsa o dersten pek bir şey anlamayacağınızı söyleyebiliriz. A. Einstein, Princeton Üniversitesi kampusü-ne lastik ayakkabılı, kısa pantolonlu ve çorapsız olarak geldiğinde ders boyunca kıkırdayıp duranlar, onun anlattıklarını kaçırdılar. Etkili ve iyi birer dinleyici olanlar ise anlattıklarıyla ilgilendiler.

 

3. Konuşmacının sözünü kesmek: Konuşurken sözünüzün kesilmesini istemezsiniz değil mi? Öğretmeninizin anlattığı şeyi anlayana kadar ‘içinizdeki ateşi’ bastırıp sonra, söyleyeceğinizi söylemeniz, sorunuzu sormanız herkes için en iyisidir.

 

4. Ayrıntılara odaklanıp asıl anlatılmak isteneni kaçırmak:  Her konunun bir özü, her konuşmanın bir ana mesajı vardır. Ama siz konuşulanlar içerisinden o an ilginizi çeken ya da size bir olayı çağrıştıran bir ayrıntıya takılıp kalırsanız, konunun özünü elbette kaçırırsınız. Bu nedenle derslerin serbest çağrışım saatleri (!) olmadığını unutmamak gerekir.

 

5.  Anlatılanları anlamaya çalışmak yerine kafamızdaki mevcut taslağa oturtma: Geçen sayımızda aktardığımız Sokrates’in sözünü hatırlamanın tam yeri: “Bildiğim bir şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğimdir.” Evet, geçen yıldan veya önceden gelen bir bilgi birikiminiz var elbette. Ama o size yeterli olmamış, onlar sizi başarıya ulaştırmamış. Artık yeni bilgilere, yeni kavramlara, yeni taslaklara zihninizi açma zamanı. Dolayısıyla öğretmenlerinizin anlattıklarını eski şablonlara oturtmaya çalışmak yerine, öğretmeninizin anlattığını anlamaya çalışın.

 

6.  Etkin olmayan bir beden durumu sergileme: “Ben böyle daha dinliyorum.” diye sıranın üzerine iyice kapanan, başını elinin üstüne yaslayan arkadaşlar peşinen uyumaya hazırlanmışlar demektir; kendileri ne kadar aksini iddia ederlerse etsinler.Unutmayın: Fiziksel duruşunuzla zihinsel durumunuz doğrudan bağlantılıdır.

 

7.  Şaşkınlık yaratma: Dersle, konuyla, konuşmayla ilgisi olmayan hareketlere, seslere sebep olma veya göz yumma da sizin konuyu anlamanızı, konuşmadan yararlanmanızı engelleyecektir.

 

8.  Zor ve farklı gelen sözcükleri atlama: Anlamadığınız ya da daha önce hiç duymadığınız bir sözcükle karşılaştığınızda, kopmak ve dinlemeyi bırakmak yerine, not edin ve dinlemeye devam edin; sonra sorarsınız. Bir sözcükten dolayı konuyu anlamamanız söz konusu olmayacağı gibi, konunun özüyle ilgili bir sözcük ise zaten öğretmeniniz onu açıklayacaktır.

 

9.  Duygularımızın mesajı, ana konuyu engellemesine izin verme: Öğretmeninizin anlattığı konu ya da konuşmacının savunduğu fikir hoşunuza gitmeyebilir, siz farklı düşünüyor olabilirisiniz. Ama bu durum dinlemenize ve anlamanıza engel olmamalıdır. Farklı düşünüyor olsanız bile, onu dinleyip anlamak, kendi fikrinizi daha etkili savunmanızı sağlayacaktır; belki kendi yanılgınızın farkına varacaksınızdır.

 

10. Düş kurma: Ortalama bir kişi dakikada en fazla 150 sözcük söyleyebilir. Oysa 280 sözcüğü anlayabilir. Aradaki bu farktan doğan zaman boşluklarını düş kurarak değerlendirmek de, konuyu zihninizde oturtmak veya not almak için değerlendirmek de sizin elinizdedir. Düş kurmaya başlarsanız bunun kaybına razısınız demektir.

 Nasıl daha etkili bir dinleyici olabilirsiniz?

 

Etkili dinlemenin on altın kuralını birer madde halinde sıralayalım:

1. Kim konuşursa konuşsun değerli bir şeyler öğrenmek için dinlemek.

2. Mesajı iletene veya iletme tarzına takılmadan mesajın içeriğini izlemeye ve yakalamaya çalışmak.

3. “Etkin sessizlik”i kullanmak, kişi konuşmasını bitirene kadar dinlemek.

4. Ayrıntılara takılmadan, asıl konuyu yakalamak.

5. Konuşmacının hareketleriyle sözlerini eşleştirmek.

6. Dikkatli bir beden duruşuyla kişiye doğru yönelmek.

7. Şaşkınlıkları denetlemek ve elemek.

8. Aşina olmadığınız konu ve kavramlara yoğunlaşmak ve zihninizi zorlamak.

9. Duygusal denetim uygulamak.

10. Düşünme ve anlama hızınızın yüksekliğini, not alarak ve anlatılanları zihnimizde düzenleyerek avantaja dönüştürmek.

Tek başına dinlemenin, iyi bir dinleyici olmanın başarı için yeterli olmadığı açıktır. Ancak dinleme, anlama ve başarmanın bir ön-şartı, bir gerek-şartıdır. Bu açıdan size düşen, yukarıdaki maddelerin her birini dikkatle okumak ve sizde hangi sorun veya olumsuz alışkanlıkların bulunduğunu tespit edip bunları düzeltmektir.

 

 

 2010 Üniversite Tahmini Taban Puanları

 Abant İzzet Baysal Üniversitesi

 Adnan Menderes Üniversitesi 

 Afyon Kocatepe Üniversitesi

 Akdeniz Üniversitesi

 Anadolu Üniversitesi

 Ankara Üniversitesi

 Atatürk Üniversitesi

 Balıkesir Üniversitesi

 Boğaziçi Üniversitesi

 Celal Bayar Üniversitesi 

 Cumhuriyet Üniversitesi

 Çanakkale Onsekiz Mart Ün.

 Çukurova Üniversitesi

 Dicle Üniversitesi

 Dokuz Eylül Üniversitesi

 Dumlupınar Üniversitesi

 Ege Üniversitesi

 Fırat Üniversitesi

 Gazi Üniversitesi

 Galatasaray Üniversitesi

 Gaziantep Üniversitesi

 Gaziosmanpaşa Üniversitesi

 Hacettepe Üniversitesi

 İstanbul Teknik Üniversitesi

 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

 2010 Bölümler Tahmini Taban Puanları

 Tıp Fakültesi

 Diş Hekimliği Fakültesi

 Eczacılık Fakültesi

 Beslenme ve Diyetetik

 Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

 Bilgisayar Mühendisliği

 Makine Mühendisliği

 Elektrik Elektronik Mühendisliği

 Hukuk Fakültesi

 Psikoloji

 Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

Ana Sayfa

|

AOL

|

AOF

|

YGS - LYS

|

KPSS

|

DGS

|

LYS Puan Hesaplama

|

ALES Puan Hesaplama

|

KPSS Ortaöğretim Puan Hesaplama

|

Haberler

|

İnsan Kaynakları

|

iletisim

 

Puan Hesaplama

|

AOF Not Hesaplama

|

YGS Puan Hesaplama

|

DGS Puan Hesaplama

|

KPSS Ön Lisans Puan Hesaplama

|

KPSS Lisans Puan Hesaplama

 

 Açık Öğretim Lisesi (AÖL) ve Mesleki Açık Öğretim Lisesi (MAÖL) öğrencilerinin sitesi. Açık Öğretim Lisesi (AÖL) ve Mesleki Açık Öğretim Lisesi (MAÖL) öğrencilerinin sitesi.